| Arabayı incelerken
Şimdi sıra otomobili daha yakından incelemeye geldi. Aracı ister bayiden ister şahıstan alın, son bir fikir için bir ustaya götürmeden önce mutlaka iyi bir inceleyin. Otomobil hakkında bir şeyler söyleyebilmek için, ille de uzman olmanıza gerek yok. Yalnızca gözlerinizi, burnunuzu ve kulaklarınızı kullanarak pek çok şeyi anlayabilirsiniz. Arabayı bakmaya eski bir giysiyle gidin(incelerken üstünüz kirlenebilir) ve yardım için bir arkadaşınızı yanınıza alın. İncelemenizi gün ışığında veya iyi aydınlatılmış bir garajda yapın. Otomobil düz bir satıhta durmalı ve son bir saat içinde kullanılmamış olmalıdır. Aracın dışını kontrol edin Önce aracın etrafında bir dolanın. Eğer bir tarafa yatıyorsa, amortisör yayları kırılmış veya süspansiyon problemi olabilir. Aracın her bir köşesine şöyle bir yüklenip bastırın. Amortisörler iyi durumdaysa araç bir-iki kez sallanıp, durur. Değilse yaylanma devam eder. Ön tekerlekleri üstünden tutup ileri geri oynatmaya çalışın. Oynuyorsa veya tıkırtılar geliyorsa, mil yatakları veya süspansiyon bağlantılarında bir sorun var demektir. (Şimdi neden eski bir giysiyle gidin dediğimizi daha iyi anladınız değil mi!) KAROSERİNİN DURUMU Panelleri ve tavanı çizik, çöküntü veya pas ihtimaline karşı kontrol edin. Panellerle yüzeylerin birleşim aralıkları düzgün olmalı. Çamurluk ve kapı çizgilerine hizalayarak bakın. Aynı çizgiyi takip etmiyor ve aralarında büyük boşluklar varsa, bu hasar veya fabrika hatası belirtisidir. Panellerdeki dalgalanma tamir edilmeye çalışılmış bir oyuğun habercisi olabilir. Bir aracın kaza geçirip geçirmediğini öğrenmenin en kolay yolu sahibine sormaktır. Yine de kendiniz de bir göz atın. Boya tonu ve cilası her yerde aynı olmalı. Sonradan boyanmış gövde paneli orijinal rengi tutturamayabilir ya da parlar. Sonradan yapılan boyanın fabrikada fırınlanmış boyanın dokusunu ve cilasını tutturması çok zordur. Panellerin dış kenarlarındaki renk farklılıklarına dikkat edin. Karoseriye uygulanan bazı tamirler çok bariz belli olur; bazıları ise daha detaylı tetkik ister. Eğer bir çentik veya küçük girintinin düzeltilmiş olduğunu düşünüyorsanız; o bölgenin üzerinde bir mıknatıs dolaştırın. Plastik bir dolgu malzemesi ile düzeltilmiş ise, mıknatıs o bölgeyi çekmez. (Tabii böyle bir muayene yapmak için yanınızda bir mıknatıs olmalı. Muhtemelen toy bir satıcıyla karşılaşırsanız, sizin neyi incelediğinizi anlamayıp tepki bile gösterebilir.) Kapı eşiklerinde, motor kaputunda, bagaj kapağında tamirat izleri arayın. Sonradan boyanan kısımların yakınındaki lastik fitillerde boya izleri kalmış olabilir. Motor ve bagaj kapaklarının altları da tamirat veya hasar izleri taşıyabilir. Ufak tefek kusurları boş verin, ama pas ufak bir sorun değildir. Çamurluk, marşpiyer ve kapı altlarında boya kabarcıkları veya pas arayın.Çamurluklara bakmak için bir fener gerekebilir; tuza maruz kalması nedeniyle pas buralarda başlayabilir. Bütün kapıları, kaputu, bagaj kapağını açıp kapayın. Menteşeleri ekseninde rahatça hareket edip düzgünce kapanıyorlar mı? Özellikle sürücünün kapısının gevşek olması ağır ve fazla kullanımdan kaynaklanır. Kapı fitillerindeki delik, yırtık ve hasarlar içeri su sızmasına ve rüzgar sesine neden olabilir.
LASTİKLER Lastiklere bakarak pek çok şey söyleyebilirsiniz. Eğer otomobil 50 bin km civarındaysa muhtemelen ilk lastiklerini kullanıyordur. Eğer daha az km yapmışsa ve lastikler yeniyse, şüphelenebilirsiniz. Ön tekerlekleri sağa sola tamamen çevirip iyice bakın. Dört tekerlek de aynı marka ve eğer spor otomobil değilse aynı boyutta olmalı. Değişik markalar, boyutlar kullanılıyorsa nedenini sorun. Lastik aşınması enine olarak belli bir düzende olmalı. Bu düzen sağ ve sol lastikler arasında da benzerlik göstermeli. Lastiklerin arkadan öne rotasyonunun yapılıp yapılmadığını sorun. Yapılmamışsa ön lastikler daha fazla aşınmıştır. Agresif bir sürücü lastiklerin dış omzuna, yanaklara doğru ağır yük bindirir. Omuzlarda bir aşınma varsa, arabanın zorlanarak kullanıldığına işarettir. Detaylı bir inceleme yapmak isterseniz lastik diş derinliklerini ölçün. Bunun için yedek parçacılarda bulunan son derece ucuz ölçme aletini ya da bozuk paralarınızı kullanabilirsiniz. En az 1 inch'in 1/16'sı kadar, yani 1.6 mm. olmalı. Lastiklere elinizin içiyle hafifçe vurun. Yükselmiş yerler hissederseniz, lastikler iyi hizalanmamış demektir. Bu yanlış bir ayarın ya da masraflı bir süspansiyon tamirinin işaretidir, bir ustanın görmesinde fayda vardır. Aynı aşınma şekli yüksek hızlarda direksiyonun titremesiyle de kendini belli eder. Lastiklerin yanaklarında aşınma, çatlama, bel, jant kenarlarında çatlaklar ve çukurlar dikkat edilmesi gereken unsurlardır. Çukur veya kasislerin neden olduğu sert etki balansı bozabilir; lastiğe veya janta veya süspansiyon parçalarına zarar verebilir. FREN DİSKLERİ Disk frenlerin üstündeki rotorları kontrol edin. Çoğu otomobilin önde disk arkada kampana, bir kısmının da dört tekerlekte de disk frenleri vardır. Bir el feneriyle jantların arasından inceleyin. Rotor diskleri düz olmalı - üzerinde derin yivler olmamalı. Diskler üzerindeki pas önemli değildir. Frenleri de kullandığınız bir deneme sürüşünden sonra diskler temiz ve düz görünmeli. CAMLAR Başta ön cam olmak üzere bütün camları dikkatlice gözden geçirin. Herhangi bir çatlak var mı? Sıçrayan bir taşın marifeti "göz" çatlaklar çok önemli değil, ama pazarlık sırasında fiyatı düşürmek için bir fırsat. Şu da bir gerçek ki çatlaklar zaman içinde büyür ve masrafa yol açabilir. Klimayı deneyin Özellikle 1994 ve önceki modeller için klima dikkat edilmesi gereken donanımlar arasındadır. Tamiri oldukça pahalıya çıkabilir. Bunun nedenine gelince: 1990'ın ilk yıllarında klimalarda R-12 soğutucu
kullanılıyordu. Çoğu 1994 model ve üstü arabada R-134a'ya geçilirken bazılarında R-12 devam etti. Bir R-12 sistemi ufak arızalarda makul ölçülerde harcama gerektirse de daha büyüklerinde çok pahalıya çıkabiliyor. Ayrıca servis problemleri olabiliyor, hatta parça yenilerken ucuz olsun diye diğer soğutma sistemi elemanları kullanılması halinde yangın riski dahi taşıyor. SICAKLIĞI ÖLÇÜN Sağlıklı işleyen bir klima sistemi birkaç dakika içinde soğuk hava sağlayabilmelidir. Sıcaklık ayarını en soğuğa, fan ayarını orta hıza getirin. Aracı sürerken çalıştırın. Eğer sıcak hava geliyorsa dikkat; ufak bir ayar ya da fazla nemden kaynaklanabileceği gibi büyük bir arıza da olabilir ve giderilmesi pahalıya mal olabilir. KAPUTU KALDIRIN Buradaki bir etikette fabrikanın hangi soğutucuyu kullandığı veya sonradan takılan bir sistem olup olmadığı yazılır. Ne yazık ki aynı etiket, klimanın nasıl kullanıldığı, varsa-yeni ekipmanın ne kadar randıman verdiğini anlatamaz. Bu yüzden en iyisi bir klima ustasına danışmak. Elektronik sızıntı detektörü veya işaret boyaları kullanılarak kaçaklar, sızıntıların -varsa - yeri tespit edilebilir. Aynı usta, sistemde birden fazla soğutucu olup olmadığını da söyleyebilir. Soğutma karışımları yeni dertler ve harcamalar çıkarıyor, çünkü bunların temizlenmesi için özel ekipmanlar gerekiyor. R-12 de R 134'a da geri dönüştürülebiliyor ama artıkların toplanıp ıslah edilmesi lazım- ki bu oldukça pahalı. Aracın içini kontrol edin İÇERİSİ NASIL KOKUYOR? Kapıyı açar açmaz içeriyi koklayın. Küf kokusu bir su sızıntısına işaret edebilir. Buna dikkat edin, çünkü su sızıntılarını bulmak ve tamir etmek zor bir iştir. Paspasları kaldırıp halının üzerinde ıslak noktalar arayın. Varsa, başka bir otomobile bakmak daha akıllıca olabilir. PEDAL LASTİKLERİ Gaz, fren ve debriyaj lastikleri üzerindeki plastikler kullanım hakkında bilgi verir. Düşük km'de bir araçta fazla aşınmamış olmalı. Tırtıkların aşınmış olması yüksek km belirtisidir. Debriyaj pedalı aşınmışsa, sürücünün fazla debriyajlı kullandığı düşünülür; bu da muhakkak debriyaj ve vites kutusu üzerinde yıpranmalara neden olmuştur. KULLANIM VE KONTROL ELEMANLARI Arabayı çalıştırın ve rölantide kalmasını sağlayın. Soğukken zor çalışıyor mu? Rölantisi düzgün mü? Bu esnada bütün düğmeleri, ayar kollarını deneyin; kapıları, kilitleri, camları kontrol edin. Sunroof 'un açılıp kapanmasında bir sorun var mı? İç ışıkları eksiksiz yanıyor mu? Korna çalıyor mu? Arabanın kaloriferini sonuna kadar açın ve ne kadar ısıtıyor, ısıtması ne kadar zaman alıyor, klima yeterince soğutuyor mu, varsa koltuk ısıtıcıları ne kadar işe yarıyor kontrol edin. Ses düzeni, teyp ya da CD-çalar var mı? CD/Kaset koyarken veya çalarken problem oluyor mu? KOLTUKLAR Bütün koltuklara-arka koltuklar dahil şöyle bir oturun. Sürücü koltuğu doğal olarak daha yıpranmış olacaktır, ama çökmüş de olmamalı. Özellikle düşük km'deki bir araçta döşemelerin yıpranmamış olması gerekir. Bütün sürücü koltuğu ayarlarını yapın, buna direksiyon yükseklik ayarı dahil. Size uygun açıyı yakalayabiliyor musunuz? Dışarıyı uzanmaya gerek kalmadan görebilmeniz, pedallara bulunduğunuz konumdan rahatça erişebilmeniz gerekiyor. Çok uzun değilseniz, koltuk yükseklik ayarı sizin için faydalı bir özellik olabilir. Sürücü tarafında hava yastığı varsa, direksiyona çok yakın bir pozisyonda oturmayın. Bagaja bir göz atın Bagaj, gözleriniz kadar burnunuzu da çalıştırmanızı gerektiren bir bölüm. Küf kokusu ve su sızıntısı işaretleri var mı? Halı ıslak mı, küf kokuyor mu? Halıyı kaldırın. Stepne diğer dört lastikle aynı marka ve boyutta olmalı. Jant değişik olabilir. Çoğu minivan, kamyonet ve spor aktivite aracında stepne aracın altındadır, eğilip bakmanız gerekir. Kriko ve bijon takımı da iyi durumda olmalı. Kaputun altı Şimdi sıra çoğumuza zor gelen bir bölüme geldi. Hiç anlamasınız bile motora bakmak da yarar var. Motoru durdurduktan birkaç dakika sonra tüm incelemeleri yapabilirsiniz. Motorun genel durumuna bir bakın. Kir ve toz normaldir, ama çevreye saçılmış yağ, paslı akü başları, gevşekçe sallanan tel ve hortumlara dikkate etmek gerekir. TELLER Elektrik tellerini kaplayan pürüzlü plastiklere dokunun. Kırılgan ve çatlak ise teller bir ara fazla ısınmış olabilir. Tellerin birleşim noktasında siyah elektrik bantlarından ziyade, temiz plastik soketler olmalı. HORTUM VE KAYIŞLAR Radyatör, klima ve benzeri sistemlerin plastik hortumlarını çeşitli yerlerinden sıkın. SIVILAR Ölçüm çubuklarını çekip, bir beze sildikten sonra tekrar yerleştirin. Genelde çubukların üzerinde uygun seviyeyi belirten bir işaret olur. Yağ koyu kahverengi ya da siyah olmalı, ama kirli veya kumlu olmasın. Bal rengindeyse, yeni değişmiş anlamına gelir. Yağ tapasındaki beyaz lekeler suya işarettir- uzak durun. Şanzıman yağı kahverengi değil, pembemsi olur ve burnunuza yanık kokusu gitmiş yağa benzer bir koku gelir. Gözle görünen metal parçaları ciddi bir probleme işaret eder. Çoğu arabada motoru ısıtıp, otomatik vites sıvısını kontrol etmeniz tavsiye edilir. Bazılarında şanzıman yağı seviye ölçüm çubuğunun üzerinde, motorun soğuk ve sıcak halleri için ayrı ayrı iki işaret vardır. Hidrolik direksiyon ve fren hidroliği de belirtilen seviyelerde olmalı. RADYATÖR Motor soğumadan radyatör kapağını açmayınız. Radyatöre yakın plastik kaba bakarak soğutma suyu seviyesini ölçün. Su yeşilimsi olmalı. Paslı veya süte benzer bir görünüm olmamalı. Radyatördeki yeşilimsi lekeler de çatlaklara işarettir. AKÜ Akünün elektrolit sıvısı seviyesini kontrol edin. Seviyenin düşük olması bir anlam ifade etmeyebilir; belki de akü çok fazla çalışıyordur. Arabanın altı Bir battaniyeyi yere serip bir fener yardımıyla motorun altına bakın. Yağ damlaları, kaçakları ya da yeşil soğutma suyu görürseniz bu iyiye işaret değildir. Arabanın sürekli durduğu yerde yol üzerinde de benzer lekeleri arayabilirsiniz. Benzin deposunun altında da lekeler olabilir. Sıcak bir günde motor civarından damlalar geldiğini görürseniz telaşlanmayın, muhtemelen klimanın yoğunlaştırdığı sudur. Öndeki sabit-hız-mafsallarını kontrol edin. Bunlar aksların ucunda bulunan siyah, yuvarlak, lastik körüklerdir. Yırtıksa ve yağ akıtıyorsa bu parçaları tamir etmek masraflıdır. Egzoz borusundaki kalıntılara bakın. Siyah ve kaygansa motor yağ yakıyor demektir. Egzoz dumanı kuru ve koyu gri olmalı. Egzoz borusundaki bir miktar pas normaldir. Fazlaysa bir süre sonra değiştirilmesi gerekebilir. Mümkünse deneme sürüşü yapın Eğer hâlâ otomobille ilgileniyorsanız bir deneme sürüşü yapın. Soğutma sistemini, kalorifer ve klimayı tam olarak deneyebilmek için en az 20 dakikanızı sürüşe ayırın. DİREKSİYON Henüz hareket etmeden, otomobil rölantideyken direksiyonu sağa sola çevirin. Direksiyonda hiçbir boşluk olmamalı. Yola çıktıktan sonra, araç, direksiyonu çok fazla hareket ettirmenize gerek bırakmadan manevralara hızlı ve kesin tepki vermeli. Orta hızlarda araç, rotasında, sürekli müdahaleye gerek kalmadan gidebilmelidir. Yüksek hızlarda direksiyonun titremesi tekerlek kapanıklığı veya balans problemine işaret edebilir ki, bunlar kolayca halledilir. Neden süspansiyon olabilir, bunun tamiri o kadar kolay değildir. Eğer araç sürekli bir tarafa çekiyorsa, sebebi ya havası azalmış lastik ya da süspansiyondur; bir ustanın görmesi gerekir. MOTOR VE AKTARMA ORGANLARI Rölanti çalışması sallantısız ve kesintisiz olmalı. Hızlanması sıçrama ve duraklama olmadan gerçekleşmeli. Yokuş yukarı hızlanırken metalik sesler ve gürültüler gelmemeli. Otobanda sürekli vites küçültmek zorunda kalmamalısınız. Otomatik şanzımanda, hızlanırken motorun devirlenmesi ve aracın hızlanması arasında gözle görünür bir fark olmamalı. Varsa bu neredeyse kesin olarak şanzımanda bir yıpranmanın olduğunu gösterir. Büyük masraflara neden olur. Düz viteste ise, debriyajın, ayak debriyajdan tamamen çekilmeden bile tamamen kavrayabilmesi gerekir. Yoksa çok yakında bir yenisine ihtiyaç duyabilirsiniz. FRENLER Boş bir yolda frenleri deneyin. 70 km/h hızda giderken sertçe frene basın. Araç düz bir rotada hemen durmalı- herhangi bir tarafa çekmeden ve titremeden... Pedal hissi pürüzsüz ve doğrusal olmalı. Aracı durdurmak büyük güç gerektirmemeli. Eğer ABS varsa frene sert bastığınızda nabız atışına benzer hissi alabilirsiniz. Islak bir yolda ABS'yi harekete geçirmek daha kolaydır. Böylece birkaç fren denemesi yapın. Daha sonra, müsait bir yerde durun ve fren pedalına 30 saniye sürekli, kuvvetlice basın. Eğer pedal süngerimsi bir his veriyor ya da tabana doğru gömülüyor ise fren sisteminde kaçak olabilir. BAKIN, DİNLEYİN, HİSSEDİN Düz bir yolda, sabit bir hızda titreşim oluyor mu bakın. Direksiyonda, konsolda ve dikiz aynalarında fark edilir titreşimler olmamalı. Kasisli bir yolda 50 km/h civarında bir hızla gidin. Kontrollü, sessiz, sakin bir sürüş en idealidir. Otomobil çok sarsıntılı ise, süspansiyon arızasından şüphelenin. Belki de aracın şasisi zaten yeterince iyi dizayn edilmemiştir. Tıkırtı ve gürültülere de kulak verin, uzun vadede sinir bozucu olabilir; nereden geldiğini bulmak, tamir etmek zor bir iştir.
Eğer otomobil hakkında bazı şüpheleriniz varsa iyi bir ustaya gidin. Bu amaçla arabayı bir süreliğine alırken bir bayi sorun çıkarmayabilir ama aracın sahibi bir şahıs ise, biraz çekingen davranabilir, ya da itiraz edebilir. Arabada bazı problemler zaten gözünüze çarpmışsa ya da şüphelendiğiniz şeyler varsa bunu ustanıza mutlaka söyleyin. Donanımlı bir tamirhaneyse, elektronik teşhis cihazları, silindir kompresyon testi, akü şarj sistemi gibi sizin muhtemelen yapamayacağınız testleri yapabileceklerdir.Eğer mümkünse problemleri yazılı olarak almaya çalışın ve hangisi ne kadar masraf ister not edin. Arabayı almaya kararlıysanız bu kağıda dayanarak pazarlık şansınızı artırabilirsiniz. UYGUN BİR TAMİRHANE / SERVİS BELİRLEMEK Eğer daha önceden bildiğiniz bir yer varsa, sorun yok. Yeni bir yer bulmak kolay olmayabilir. En iyisi tavsiye üzerine gitmek. Otomobil dergilerindeki ilanlar da yol gösterebilir. Tamirhaneye gittiğinizde etrafa bir bakın. Temiz, düzenli bir yeri tercih edin. Ayrıca elektronik cihazların olması arabayı daha iyi tanımanıza yardımcı olacaktır. Doğru fiyatı belirleme Her kullanılmış aracın birkaç fiyatı vardır. Bayiler belli bir fiyat öder (eğer arabanızı yeni bir arabayla değiştiriyorsanız kriterler daha değişebilir), bayinin koyduğu satış fiyatı farklıdır. Otomobil sahiplerinin istediği fiyat her şey olabilir, ama genelde bu, bayilerin alış ve satış fiyatı arasında olmalıdır. Fiyatlar hakkında bir fikir edinmek için otomobil dergileri ve açık oto pazarları da önemli bir kaynak oluşturur. Anlaşmaya varmak İlanlardaki fiyatlarda hep bir pazarlık payı olduğunu unutmayın. Aslında 0 km otomobil almaktansa kullanılmış almak, pazarlık açısından daha az baş ağrıtır. Bir bayinin sözleşmeyi görünmeyen ücretler ve diğer masraf kalemleriyle doldurması olası değildir. Sahibinden alıyorsanız, muhtemelen karşı taraf bir bayinin yapabileceği taktikleri uygulayacak tecrübeye sahip değildir. Uzlaşmanın en iyi yolu, satın alabileceğiniz fiyattan az, ama hala mantıklı bir fiyat vererek başlamaktır. Bu esnada arabayla ilgili olumsuz bulduğunuz bütün yönleri sıralayabilirsiniz. Bir ustaya götürüp arabanın sorunlarının ne kadar tutacağını öğrenmişseniz, yine bunları pazarlıkta kullanabilirsiniz. Bu esnada nazik olun. Önerinizi yapın, bundan da ödün vermeyin. Karşılığında söylenen ne olursa olsun, geri adım atmayın ve verdiğiniz fiyatın en iyisi olduğunu, daha fazlasını vermeye hazırlıklı olmadığınızı söyleyin. Başka bir şey söylemeyin ve ne olduğuna bakın. Gülümsemeyin, rahat durun. Saygılı ve resmi olun. Eğer fiyatı artırmanız gerekiyorsa azar azar artırın. Fiyatlar arasında 500 milyon TL fark varsa 50'şer 50'şer artırmak gibi.. İstediğiniz fiyata yaklaşıldığında, bu işi oldu bilin ve bunu belirtin. Bu işe ayırdığınız bütün para gidecekse karşıdakine açık açık söyleyin. Son teklifinizi yaptıktan sonra taviz vermeyin. Önerinizin makul ve son olduğunu ve önünüzdeki 24 saat için geçerli olduğunu söylemeye çekinmeyin. Karşı taraf da aynı şekilde devam ederse yolunuza devam edin. Aslında, biraz da şansın yardımıyla, bu iş çoğunlukla birkaç dakikada bitecektir.
Fiyatta anlaştıktan sonra sıra resmi işlemlere gelecektir. Arabanın evraklarının tam olmasına dikkat edin. Şasi numarası ruhsattakiyle uyuşmalı, yoksa hemen vazgeçin!.. Otomobilin çalıntı olma ihtimali vardır. Çalıntı olup olmadığını anlamak için motor ve şase numaralarını,ruhsattaki motor ve şase numaraları ile karşılaştırın. Çalıntı otomobil aldıysanız ödediğiniz paradan olacağınız gibi, çalmadığınızı ispatlayana kadar uğraşmanız gerekecektir. Otomobil hacizli de olabilir, mesela banka kredisiyle alındıysa.... Burada sorumluluk satıcıdadır, borcunu ödemeli ve mülkiyeti üzerine almalıdır. Vergi numarası uygulaması sayesinde artık ruhsatı üzerinize almamak gibi bir durum söz konusu değildir. Yine de aykırı uygulamalar olabiliyor.Bunun için mutlaka ruhsat sahibi ile anlaşmaya çalışın.
|
||